Cosmo Burç Cosmo Burç
Yıldırzların bu ay sizin için ne tür sürprizler hazırladığına ve nelere dikkat etmeniz gerektiğine bir göz atın.
border
Sevgilinizi Çıldırtan Dokunuşlar Sevgilinizi Çıldırtan Dokunuşlar
Bazen hoşlandığınız erkeği veya sevgilinizi sözlerinizle etkilemekte zorlanabilirsiniz.
border
Kırmızının Ateşi Kırmızının Ateşi
Baştan aşağı kırmızı ve tonlarına bürünerek son derece elegan bir görünüm yakalayacak ve ilgi odağı haline geleceksiniz.
border
cosmopolitan width=10 width=10 width=10
 

 
 
Gözleriyle Konuşuyor

Burak Özçivit
Elif Öksüz
Önce genç kızların kalbini çalan Burak Özçivit, Küçük Sırlar'ın finaliyle daha büyük bir kitlenin kalbini fethetmeye hazırdı! Muhteşem Yüzyıl dizisinde "Malkoçoğlu" karakteri ile karşımıza çıktı ve "işte budur" dedirtti. Sizce de öyle değil mi?

Fotoğrafçılık eğitimi aldıktan sonra modellik yapmaya başlayan Burak Özçivit, 2005 Best Model of Turkey yarışmasında kazandığı birincilikle Best Model of The World'e katılmış ve buradan da ikincilikle ayrılmıştı. Ünlü markaların defilelerinde boy gösteren Özçivit'in oyunculuk kariyeriyse bu başarıların hemen ardından başladı. Eksi 18, Zoraki Koca, Baba Ocağı, İhanet dizileriyle yavaş yavaş oyunculuk basamaklarını çıkan Özçivit, bu süreç içerisinde Musallat adlı film ile de sinema perdelerini araladı. Kuşkusuz onun yıldızı Küçük Sırlar dizisiyle parladı. Muhteşem Yüzyıl ile de yükselişine devam ediyor... Gece boyu süren dizi çekimlerinin ardından yorgun ama enerjisi yüksek bir şekilde stüdyomuzda aldı soluğu Burak Özçivit. Zamanımız kısıtlıydı... Derhal kayıt tuşuna basıp sohbete başlamalıydık. Öyle de oldu. İlk sorumuz elbette ki kadınlar oldu. Bu denli ilgi çeken bir yakışıklının acaba sokakta başı dertte miydi?

Kadınlarla aranız nasıl bu aralar, sokakta yürürken sorun yaşıyor musunuz?
Hayatımın büyük bir kısmı sette geçtiği için dışarıda pek fazla zaman geçiremiyorum. Ama dışarı çıktığımda da başımın dertte olduğunu söyleyemem. Aramız gayet iyi herkesle... Sanırım tepkilere alıştım.

Bir şapka ya da gözlükle kamuflaj olayına giriyor musunuz? (Gülüyor)
Genelde evet. Ama Muhteşem Yüzyıl'a başladığımdan beri ne yapsam kamufle edemiyorum kendimi; sakallarım ve bıyığımdan hemen ele veriyorum kimliğimi.

Aynaya bakıp ne geçiriyorsunuz içinizden? Yakışıklı bir adam olduğunuzu siz de görebiliyor musunuz?
Ben hiç öyle şeylere takılmıyorum. Eleştiririm, çok beğenmem, yakışıklı bulmam kendimi. Sadece gözlerimi beğeniyorum, çok anlamlı bakabildiğimi düşünüyorum. Güzellik, yakışıklılık hiçbir şekilde kıstas değil benim için. Bütüne bakıyorum ben... İyi bir adam mıyım? Önemli olan o.

Alakasız olacak ama şu an sıkılıp sıkılmadığınızı merak ediyorum. Röportaj vermek sıkıcı geliyor mu artık? Genelde odak noktası haline gelen ünlülerin çoğu kaçıyor röportajlardan...
Röportajdan değil de fotoğraftan kaçıyorum sanırım ben. Beceremiyorum... Yıllarca fotoğrafçılık ve mankenlik yapmama rağmen rahat olamıyorum fotoğraf çekimlerinde. Oyunculuktan sonra çok uzaklaştım sanırım ama röportajları severim.

Kendinizi anlatmayı seviyorsunuz o halde...
Evet, seviyorum. Oyunculuk sonuçta bir paylaşımdır. Ekranda gördüğünüz kişi "Malkoçoğlu" belki ama özünde Burak da var. Kendimi anlatmak, iç dünyamı paylaşmak bu noktada yapmam gereken bir şeymiş gibi düşünüyorum hepsini.

Şaşırdım... Genelde "canlandırdığım karakterle ilgilensinler, iç dünyamla değil" der birçok oyuncu...
O kişinin kendine özgüveni yok, daha kendini tanımıyor demektir. Kendini anlatacaksın, içini dökeceksin. Bizim yaptığımız iş bu, değil mi?

Eğlenceli bir adam mısınız? Yaşadığınız ya da yaşattığınız en uçuk deneyimlerden birini duymak isteriz...
Hem çok eğlenceliyim hem de çok karamsarım aslında. Son beş, altı yıldır karamsarlıktan sıyrıldım ama çok içe döndüğüm anlar oluyor yine de. Çok fazla duygularımla hareket ediyorum, mantık pek yok bende. Beceremiyorum ben o mantık işini. Her an değişmez mi sizde de bir şeyler? İşte ben bunu yadırgamıyorum, serbest bırakıyorum.

İçe kapanma sebepleriniz neler oluyor genelde? Aşkla ilgili sorunlar mı? Bazı konularda başarısız hissetmek mi ya da başka şeyler mi?
Kesinlikle başarısız hissetmek. Burçlara inanmam ama Oğlak burcu iş hayatı konusunda hep haklı çıkıyor ve özelliklerini tamamen yansıtıyor. Oğlak'ın hayatı tamamen iş. Ben de işime aşığım... Bu konuda mutsuzluk yaşadığım anda karamsarlığa düşüyorum hemen. Hatta işim iyi giderken de yaşıyorum bazen bunu. Bundan sonraki iş nasıl olmalı, nasıl olacak diye düşünüyorum. Aşk ya da diğer konularda da yer yer gidip gelir karamsarlık.

Oynadığınız sahneleri izlemekten kaçar mısınız?
Hayır, ilk dönemlerde ne yapmışım, ne etmişim diye hep izliyordum. Şimdi oynarken kendimi görebiliyorum. Çok gerek kalmıyor ama büyük ve önemli sahneleri izliyorum halen. Objektif bir izleyiciyimdir ben. Önemli olan hatalardır. Ben nasıl iyi oynadığımdan çok, nasıl kötü oynadığıma bakıyorum. Montajı izlemeyi çok seviyorum bu sebeple. Montajda atılan sahneler benim yapmamam gereken hatalardır çünkü.

Uçukluk var mıdır peki zaman zaman sizde? Ekstrem bir şeyin içinde görmek mümkün mü sizi?
Zaman bulsam belki görebilirdiniz ama aralıksız çalışıyorum kaç senedir. Vaktim olsa dalardım sanırım.

Bir yerlerden atlamak size göre bir çılgınlık olabilir mi?
Asla! Yükseklik korkum var. Korku filmimde intihar sahnesi için 12. kata çıkardılar beni. Bayıldım! Kontrol edemiyorum.

O bölüm nasıl çekildi peki?
Kendime geldikten sonra çekildi. Ama yine çok zorlanmıştım.

Klasik araba tutkunu olduğunuzu duydum hatta bir tane Camaro bile toplamışsınız. İkincisi yolda mı?
Yok, başka da olmayacak zaten. Ben klasik arabaların bir ruhu olduğunu düşünüyorum. Yeni arabaların hiçbirinin ruhu yok, tamamen ticari geliyor bana. İstediğiniz kadar zengin olun, öyle bir arabayı ancak bir zevkiniz varsa yaratabilirsiniz, parasıyla alamazsınız. Benim arabamı kimse alamaz mesela. Çünkü onu ben yaptım, her şeyi ile benim özelim.

Her aşamasında başında mı durdunuz?
Evet, usta ne kadar ilgilendiyse ben de o kadar ilgilendim. İkimiz de başındaydık.

İçinde size özel bir dokunuş var mı?
Hem içinde hem kaputun üstünde Atatürk sticker'ı var. Olmazsa olmaz diyorum.

Tutku demişken... Klasik arabalara duyduğunuz tutku gibi aşkta da aynı şeyi yaşamayı sever misiniz?
Arabada neden bu kadar mutluyum? Çünkü benim... Bundaki aşkı her daim yaşayabiliyorum. İkili ilişkide aldığınız pasa göre değişiyor tutkunun ve aşkın şiddeti. Aşkın her daim tutku dolu olmasını isterim ama o hiç de kolay değil.

Aşkta tutkunun tehlikeli bir şey olduğunu düşünüyor musunuz?
Evet, çok tehlikeli...

Aşıkken nasıl bir adamsınız?
Eyvah! Her şeyden koparım... İşimden, ailemden... Bambaşka biri olurum. Herkes fark eder. Aşık olmak çok özel bir şey olduğundan onu bir şeyin etkilemesine ya da engellemesine izin vermem ben. Her zaman aşık olamazsınız. Aşık olmak salisenin içindeki dev alevler gibi; sevmekse yanan bir mum. İkisi de ateş, baktığınızda aslında ama salisenin içindeki görkem çok başka...

Kopmaktan kastınız ne peki? Ortadan mı yok oluyorsunuz?
Hayır ama aklım pek ortada olmuyor. Her an onu düşünüyorum. Hep yanımda olsun istiyorum. Yanımda olmadığında da hep elimde telefon oluyor. Nerede, ne yapıyor, kiminle...

Kıskanç bir adam mısınızdır?
Kıskancımdır ama törpüledim kendimi biraz. Öyle de olması gerekiyor, kıskançlık fazlasıyla zorluyor ilişkiyi...

DEVAMI COSMOPOLITAN'IN ŞUBAT SAYISINDA.
 


 
border
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2007 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital