|
 |
|
 |
|
|
 |
 |
Gece Piranhaları
Ne zamandır ara verdiğim gece gezmelerini özlemiştim. Birkaç arkadaş buluştuk, eski yerlere gidelim, gönlümüzce eğlenelim istedik. Bir de ne görelim...
Uzun zamandır gece gezmelerine ara vermiştim, geçenlerde çocuklarla şöyle bir gezelim dedik. Eski yerlere gidelim, nostalji yapalım, kimseye de fazla görünmeyelim istedik. Planımızdaki adresler şöyleydi: Öncelikle güzel bir balık yiyelim dedik, herkes Boğaz der ama en güzel balık Yeşilköy'de yenir; Yüksel'de. Ustalığa erişen lezzet ancak orada bu kadar mükemmel yansıtılır sofraya. Sindirelim diye Yeşilköy sahilinde turladıktan sonra attık kendimizi değişmez sevdamız Beyoğlu'na. Her ne kadar yıpratılmışsa da en az bozulmuş yeridir eski İstanbul'un. Gittik gene dışardan kimsenin bilmediği yerlere. Özlemişiz de, kurtlarımızı döktük, entel-dantel, yeni yetmeler, öğrenciler ve bizim gibiler, hırlaştık, eğlendik, Beyoğlu'nun tadını doya doya çıkarttık. Gece üçe doğru içimizden biri ortaya şu lafı attı: "Hadi Scotch!" Birbirimize bakıp karnımızdaki balıklar gibi hemen atladık oltaya. Heveslendik, çok olmuştu pistte yabancılarla çiftetelli oynayıp lambada dansı yapmayalı. Sahipleri eski arkadaşlarımızdı, garsondan patrona hepsi bir aile, hemşerilerim. Onları da özlemiştim. Taksim-Nişantaşı yolunda ne makara yaptık. Neler hayal ettik! Yaklaştıkça keyfimiz tavan yaptı, arabada başladık şarkılar söylemeye. Geldik, tam ineceğiz, yılların kahyasını gördüm, kafada yirmi yıllık şapkasıyla. "N'aber, nasıl içerisi?" demeye kalmadan, adam bize sitem-vari: "Nerelerdesiniz uzun zamandır? İçerisi ana baba günü, sosyete kaynıyor. Herkes yeni müşteri" diyor. E girelim, görelim bari derken yılların Scoth'una, bir baktık, ta vestiyerden başlıyor kalabalık... Kapının ağzından içeriye bakıyoruz, aramızdaki sarhoşlar ayılıyor şaşkınlıktan! Benim de başım dönmeye başlıyor, şok üzerine şok yaşamaktan... İçerisi bildiğiniz sosyete kulübü olmuş, herkes orada. Pistin yerini karıştırıp etrafı gözetliyorum yolumu bulayım diye. Meğer başkasının locasına düşmüşüm. Kafamı kaldırdığımda ne göreyim? Tanıdığım en şımarık sosyete kızlarından biri her zamanki dansını yapıyor, tıpkı Londra'da yaptığı gibi... Yanındakilere bakıyorum hepsi birer "mon cher!" Gözlerimden anlamış herhalde, ben sormadan, "İki-üç haftadır geliyoruz, çok eğlenceli" diye patlatıveriyor. Mekan, müzik, dekor aynı ama sağıma dönüyorum felaket, soluma dönüyorum rezalet.
Hayal Kırıklığı Canım Scotch gözümün önünde talan ediliyor sanki. Bizim çocukları zaten çoktan girişte kaybetmişim, akıbetleri belli değil. Eski günler geliyor aklıma, en kalabalık halinde bile pistte rahatça dans edebilirdik, garsonlar da eşlik ederdi arada bir. Yabancılar gelirdi arkadaş olurdum. Mikrofonla İbo söyletirdim onlara, "Mutlu ol yeter" diyene kadar göbekleri çatlardı gariplerin. Tek tük ünlü bilirdi burayı, kimse de gittiğini bir başkasına söylemezdi. Nişantaşı'nın merkezinde gizli kalmış kalemizdi. Zaten 69'dan beri bu şekilde gelmişti bugünlere. İçimden şunu geçirdim: Birileri bu sırra ihanet etti, kulaktan kulağa yayıldı, ta Gece Piranhaları'na kadar ulaştı. Şimdi bu insanlar burayı sahiplecek, tüketecek, sonra da sıkılıp vazgeçecekler. Hani bir ara clubber müzikler popülerdi, herkes o tür kulüplere giderdi, gerçek müdavimleri isyanlardaydı. Ne oldu, giden kaldı mı? Bu beladan kurtulmanın tek yolu var o da eski müşteriyi kaçırmadan, yenisini eskiye adapte etmek, tarzından taviz vermemek. Daha fazla dayanamayıp mesaj attım çocuklara: "Çıkıyorum!" Giderken de dua ediyorum, Allah'ım bunlar bir an önce sıkılırlar ve umarım bir daha buraya gelmezler diye. Tam arabaya geri bineceğim, ölümcül darbe geldi. Ellerinde kameralar, omuzlarından sallanan fotoğraf makineleri; gazeteciler, saray muhafızları gibi bekliyorlar. Kale fethedilmişti çoktan... Ya bu duruma tahammül edecektik ya da bir daha gelmeyecektik. Neticede bu eğlence dünyası tabii ama içimizdeki bu egoistlik, her yeri istila etmiş; kültürümüzde mevcut. Size ait olduğuna inandığınız her şeyi koruyun ve başkalarına da saygı duyun. Şahsen öyle yapıyorum (Scotch'un da eninde sonunda gerçek sahiplerine geri verileceğine inanıyorum). Hepinize sonsuz mutluluklar diliyor, eğlencenizin, keyfinizin daim olmasını diliyorum.
|
|
| |
|
|